İTTİHATÇILAR VE SULTAN ABDULHAMİD HAN
91 yıl öncedir…
27 Nisan 1909 Salı günüdür…
Sultan II. Abdülhamid Han’ın Selanik’teki sürgün hayatı başlar… Enver Paşa, Talat Paşa yani İttihat ve Terakki zihniyeti ülkeyi yönetmeye başladıktan sonra yakasını felaketlerden kurtaramaz…
Talat Paşa ve arkadaşları Sultan II. Abdülhamid Han‘ı Selanik’te ziyaret eder ve siyasi taktiksizlikten yoksun kaldıklarını beyan ettikten sonra kendisinden yardım isterler…
Sultan II. Abdülhamid Han onlara der ki;
- Siyasi karar alabilmek için günlük siyaseti çok iyi takip etmek gerekir… Ben aylardan beri burada sürgün hayatı yaşıyorum ve gelişmelerden de haberdar değilim, sadece olayların sonuçlarını bilmekteyim… Bu yüzden size yardımım olamaz, bunu beni buraya gönderirken düşünmeliydiniz… Artık çok geç… Devamını Oku
Osmanlı padişahları içinde en çok münakaşa edilmiş, hakkında en çok yazılıp çizilmiş, en çok yayın yapılmış hükümdarların başında hiç şüphesiz II. Abdülhamid gelir. Bunun en önemli nedeni, Osmanlı Devleti’nin en nazik döneminde 30 yılı şahsi idare devri olmak üzere 33 yıl (1876-1909) padişahlık yapmış olmasıdır. Çeyrek asırdan uzun olan bu dönem, Osmanlılar tarafından Düvel-i Muazzama olarak nitelendirilen büyük Batılı devletlerin (İngiltere, Fransa ve Rusya), Osmanlı Devleti üzerindeki emellerinin tamamen ortaya çıktığı, Osmanlı ülkesinin büyük devletler tarafından parçalanıp yok edilmek istendiği bir devirdir. Zira II. Abdülhamid tahta geçmeden çok önce, Kırım Savaşı başlarken Osmanlı Devleti zamanın Rus çarı I. Nikola tarafından “hasta adam” olarak tavsif edilmiş, çar İngiltere ve Fransa’ya Osmanlı Devleti’ni paylaşıp ortadan kaldırmayı daha o zaman teklif etmişti. Ancak 1850’lerde İngiltere ve Fransa kendi çıkarları açısından Osmanlı Devleti’nin devamını uygun gördüklerinden Rusya’nın bu projesine destek vermemişler ve Kırım Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yanında yer almışlardı. Devamını Oku