Şehzade Mustafa’nın Öldürülmesi

şehzade mustafa 214x300 Şehzade Mustafanın ÖldürülmesiKanuni Sultan Süleyman’ın büyük oğlu Şehzade Mustafa’nın öldürülmesi..
Kanuni Sultan Süleyman, yaşı ilerleyince oğullarından hangisinin tahta çıkacağı yönünde bir çekişme başladı. Hürrem Sultan, Kanuni’nin ilk oğlu Şelzade Mustafa’yı devre dışı bırakıp kendi oğullarından birini tahta çıkarmak için bir strateji izlemeye başlamıştı. Bu arada Hürrem Sultan, kızı Mihrimah Sultan’ı Rüstem Paşa ile evlendirdi.  Daha sonra veziriazamlığa yükselecek olan Rüstem Paşa, Şehzade Mustafa’nın bertaraf edilerek yerine Hürrem Sultan’ın oğullarından birisini veliaht tayin ettirmesinde en büyük yardımcısı olacaktı.

Ulema, halk ve yeniçeriler Şehzade Mustafa’nın padişah olmasından yanaydılar. Ancak Hürrem Sultan ile Kanuni, Şehzade Mehmed’i istiyorlardı. Veliahtlık meselesi ile ilgili dedikodular yapılmaya başlayınca, yanındakilerin de teşviki ile Şehzade Mustafa saltanat merkezine daha yakın olan Manisa sancakbeyliğinden alınarak yerine Şehzade Mehmed tayin edildi. Şehzade Mustafa’da Amasya’ya
gönderildi. Ancak 1 yıl sonra Şehzade Mehmed’in beklenmedik ölümü, Şehzade Mustafa’yı tekrar şanslı duruma getirdi. Yine de saraydaki entrikalar bitmek bilmiyordu. Ard arda yapılan iftiralar yavaş yavaş padişahın şahzadeye karşı olumsuz bir fikre kapılmasını sağlayacaktı. Bunda, Sadrazam Rüstem Paşa’nın etkisi büyüktü.
Rüstem Paşa, gizlice şehzadenin mührünü kazıttı. Şehzade Mustafa’nın ağzıyla İran Şahı Tahmasb’a bir mektup yazdı. Şahın cevaben yazmış olduğu mektubu da ele geçirdi. Gerektiğinde bu sahte mektupları padişaha gösterecek ve şehzadenin sonunu hazırlayacaktı.
1552 yılında Rüstem Paşa Doğu Seferi’ne gidecek ordunun başına getirildi. Rüstem Paşa, sefer sırasında Anadolu’da herkesin Şehzade Mustafa’yı desteklediğini gördü. Askerler arasında da, artık 60 yaşına gelmiş olan Kanuni’nin kocadığı, zaten son on yıldır ordunun başında sefere bile çıkmadığı, yerini bu işi gerçekten hak eden Mustafa’ya bırakması yönünde dedikodular yayılmaya başladı.
Rüstem Paşa, bir adamını İstanbul’a göndererek meydana gelen olayları ayrıntısıyla Kanuni’ye iletti. Bu arada daha önce Şah Tahmasb’a yazdığı sahte mektupları da Şehzade Mustafa’nın aleyhine delil olarak gönderdi. Rüstem Paşa, Kanuni’yi tamamen oğluna düşman etmişti. Özellikle “tahtı bırakması” yönündeki dedikoduları duyan Kanuni, iyice sinirlenmiş ve üzülmüştü.
Kanuni Sultan Süleyman derhal Rüstem Paşa’yı geri çağırarak seferin ertesi yıl bizzat kendi idaresinde yapılacağını bildirdi. Ertesi yıl 1553′te İran Seferi’ne padişah kendi çıktı. ordu, 5 Ekim 1553 yılında Konya Ereğlisi yakınındaki Aktepe denilen mevkide konakladı. Padişahın yanında Şehzade Cihangir ve yolda orduya katılan Şehzade Selim bulunmaktaydı. Kendisine orduya katılması talimatı verilen Şahzade Mustafa, babasının kendisiyle ilgili düşüncelerinden habersiz, orduya katıldı. Kendisini çok seven ikinci vezir Kara Ahmed Paşa’nın ikazlarıyla bazı şeylerin ters gittiğini fark etti.
Akşama doğru babasının otağından kendisine doğru üzerinde kağıt bulunan bir ok atıldı. Kağıtta, babasının otağına kesinlikle gitmemesi, aksi halde babasının onu öldüreceği yazılıydı. Şehzade Mustafa bunu Rüstem Paşa’nın kendisine karşı bir hilesi olarak düşündü. hem otağa gitmemenin babasına karşı bir saygusuzlık olacağını düşündü. Ayrıca Şehzade Mustafa, babasının kendisini öldürebilecek büyüklükte bir suç işlemediğini ve Rüstem Paşa dahil hiç kimsenin , babasının kendisine ölüm kararı verebilecek derecede etkileyebileceğine inanmıyodu.
Çadıra giren şehzadeye yedi dilsiz cellat saldırdı. Şehzade Mustafa mücadele etmesine rağmen, cellatlar tarafından boğularak öldürüldü.
Şehzade Mustafa’nın ölümü ordu arasında derin bir üzüntü ve hoşnutsuzluk meydana getirdi. Şehzadenin başına gelenlerin sorumlusu olarak tepkiler Rüstem Paşa’ya yönelince, padişah ortamı yatıştırmak için Şehzade Mustafa’ya yakınlığı ile bilinen Kara Ahmed Paşa’yı veziriazamlığa getirdi.
Şehzadenin cenazesi Bursa’ya gönderilerek İkinci Murad türbesine defnedildi.
Şehzade Mustafa’nın adına bir çok mersiye yazıldı. Bunların en meşhuru, padişahı suçlayan Taşlıcalı Yahya’nınkidir:

“Meded, meded bu cihanın yıkıldı bir yanı
Ecel cellaleri aldı Mustafa Hânı
Dolundu mihr-i cemali, bozuldu erkânı
Vebale koydular al ile Al-i Osman’ı
——————————————
İlahi! Cennet-i firdevs ana durağ olsun,
Nizam-ı alem olan Padişah sağ olsun!”


Klasik anlamdaki tarih yanında tıp tarihi, bilim tarihi ve spor tarihi gibi konu başlıkları da yer almaktadır.

  • mert

    kanuniden nefret ettim

  • ebru

    rüstem paşa inşallah cehennemde cayır cayır yanıyorsundur

  • arzu

    şezade mustafa gibi iyi insanların mazlumların bu dünyada zalimler yüzünden aCı çektirmeleri kötüleri aHirete kadar kabir azabıyla airette ise CeHennemle CezalandırılaCaklardır.eminim ki şezade Mustafa iyi niyeti yüzünden şeHit olmuştur.RABBİM kimseleri dünya malı ile kötü Ve zalimlerden eylemesin.kanuni Ve babası osmanlının yüz karası olarak tariHe damga Vurmuşlardır.Hürrem Cadısı CeHennemden Hiç çıkmasın inşallaH.

  • arzu

    kanuni hürrem gibi dünya malı ve hırsı ile gözü dönmüş bir katilin oyuncağı olmuş.koca osmanlıyı Hürrem gibilerinin yönetmesine müsaade etmiştir.Boşuna kanuni gibi katilerin suç ortağına iradesiz bir zalime, cihan padişahı demesinler.eminim küçük bir çocuk bile onun körelmiş gözlerinden dahiyi görebilirdi tüm gerçekleri ne yazıkki pargalınında söylediği gibi ne yazıkki hürrem kanuninin aslan terbiyecisi olmuş.

Aşağıdaki yazı, Türk ve Osmanli Tarihi kategorisine yazılmış.
vakit_gazetesi


1932'de ezanın Türkçe okunmaya başlandı. 18 yıl ezan Türkçe okundu. Türkçe ezana karşı olanlara sürgün ve para cezaları verildi. ...

%d blogcu bunu beğendi: